logo

Optik Makina

Görme Keskinliğinin Ölçümü

Görme keskinliği üç ayrı fonksiyonun birleşiminden oluşmuştur.

 Işık ayrımı fonksiyonu: Parlaklık duyarlığı (görülme keskinliği), parlaklık ayrımı (algılayabilme keskinliği), parlaklık kontrastı (kontrast duyarlık) ve renk ayrımını kapsar.
 Uzaysal ayrım fonksiyonu: Görme keskinliği, uzaklık ayrımı ve hareket ayrımını kapsar.
 Kesintili ışık ayrım fonksiyonu: Kesintili (yanıp sönen) ışıklar gibi geçici görsel uyaranların tanınması anlamına gelmektedir.

Klinik uygulamalarda, görme keskinliği testlerinin çoğu aynı anda bir çok fonksiyonu birlikte ölçmektedir.

Görebilme Keskinliği

İki ışık kaynağı arasındaki parlaklık farkını algılayabilme kabiliyetidir. Görebilme keskinliği testinde objeler arasındaki mesafe değil, zemin ile obje arasındaki parlaklık farkı önemli olduğundan, ayrımın uzaysal boyutu incelenmemektedir. Eğer görülmesi istenilen obje, tamamen karanlık bir zeminde ışıklı bir objeden ibaret ise, bu durumda gözün parlaklık duyarlılığı ölçülür.

Algılayabilme Keskinliği

Algılayabilme keskinliğinde, düz bir zemin üzerinde bulunan nokta veya çizgi tarzındaki ince objelerin saptanabilirliliği araştırılır. Objenin tanınması ya da ayırt edilebilmesi önemli değilken, sadece saptanması yeterli görülür. Algılayabilme keskinliği, objeler arası parlaklık ayrımının ölçümüdür. Algılayabilme keskinliği ile ilişkili eşik değere "saptama eşik değeri" denir. Bir tabak içerisinde bulunan boncuk şeklindeki küçük şekerleri, test etmek istediğimiz çocuğun önünde tutarak, şekerleri almasını gözlemlememiz, bu keskinliğin saptanmasına yönelik klinik bir test örneğidir.

Ayırt Edebilme Keskinliği

İki ayrı obje arasındaki en küçük ayrıntıyı ayırt edebilmektir. Objenin kontrastı kadar foveadaki fotoreseptör hücrelerin birim alandaki yoğunluğunun önemli olduğu düşünülmektedir. Ayırt edebilme keskinliği E harf testi, Landolt'un C harf testi ve ızgara şeklindeki çizgili desenlere dayalı testlerle ölçülebilmektedir. Bu test ile ilgili eşik değere "ayırt edebilme eşik değeri" denir.

Yüksek Keskinlik

Sağlıklı bir göz uzaysal yerleşimdeki ince ayrımları yapabilir ve iki noktanın aynı hizada olup olmadığını ayırt edebilir. İki nokta arasındaki mesafeyi 3-5 saniyelik bir açıda bile saptayabilir. Bu mesafe foveadaki bir koni hücresinin çapından (yaklaşık 1,5 µm) daha küçüktür.

Yüksek keskinlik ölçümü ile, makula hastalıkları Snellen görme keskinliği ölçümünden daha hassas bir şekilde erkenden tespit edilebilir. Yüksek keskinlik testi Amsler Kart testinin de temelini oluşturmaktadır.

Tanıyabilme Keskinliği

Klinik uygulamalarda en çok kullanılan görme keskinliği ölçüm yöntemidir. Bu testte hastaların giderek küçülen boyutlardaki harf ve şekilleri tanıyabilme kabiliyeti ölçülür. Bu harf ve şekillerin adına optotip denilmektedir. Tanınabilen en küçük boydaki optotipin retinaya geliş açısı, görme keskinliği değerini vermektedir. Tanıyabilme keskinliği için söz konusu eşik değere "tanıma eşik değeri" denilmektedir. En sık kullanılan eşeller, Snellen Eşeli, Snellen eşelindeki eşit okunma zorluğuna sahip harflerden oluşan Sloan Eşeli ve Allan Eşeli'dir. Snellen eşelindeki harflerden B, G ve S en zor okunan harflerken, L, T ve V en kolay okunan harflerdir.

Görme Keskinliği Ölçümü

Klinik uygulamalarda görme keskinliği ölçümü için en sık kullanılan eşel Snellen Eşeli'dir. Kontrastın en üst düzeyde olması için zemin beyaz, optotipler siyah renklidir. Harflerden veya rakamlardan oluşan değişik tipleri vardır. Eşel, harf boyunun 5 dakika, harf ayrıntısının ise 1 dakika olduğu optotiplerden oluşturulmuştur. Göze geliş açısının farklı mesafeler için 5 dakika olduğu çeşitli sıralar vardır. Yani 20 metre mesafeden bakıldığında 5 dakikalık açıya denk gelen sıra, 40 metre mesafeden bakıldığında 5 dakikalık açıya denk gelen sıra, 60 metreden bakıldığında 5 dakikalık açıya denk gelen sıra gibi değişik boyutlarda optotiplerin oluşturduğu çeşitli test sıralarını içerir. (Şekil 6.1) Test sırasında bütün optotipleri içeren eşel yaklaşık 6 metre'den okutularak görme keskinliği ölçülür.


Test mesafesi arttıkça optotip'in aynı açıya denk gelebilmesi için boyutu artmalıdır.

İki nokta ayrımının yapılabilmesi için, en az iki fotoreseptör hücresinin bu iki nokta tarafından uyarılması, ve bu iki hücre arasındaki boşluğun da üçüncü bir fotoreseptör tarafından algılanması gerekmektedir. Foveada yer alan koni hücrelerinin çapları 1,5 µm'dur. Bu durumda en az 2 µm büyüklüğündeki bir görüntü, bir fotoreseptörü ve komşuluk eden bir diğer fotoreseptörü birlikte uyarabilir.

Snellen eşeli görme açısını ifade edecek şekilde düzenlenmiş olmakla birlikte, klinik uygulamalarda görme açısından çok, görme mesafesi önemlidir. Kişinin 6 metre'den okuyabildiği sıra değerlendirilerek görme düzeyi tesbit edilir. Örneğin en üstteki bir sırayı okuyabiliyorsa görme düzeyi 0,1 dört sırayı okuyabiliyorsa görme düzeyi 0,4'tür. Bütün sıralar yani on sıra da okunabiliyorsa görme düzeyi "tam" olarak değerlendirilir. Bazı ülkelerde eşel mesafesi için 20 foot'luk mesafe kullanılır ve görme değerlendirmesi de buna göre yapılır. 20 foot'luk mesafe yaklaşık 6 metredir.

Son zamanlarda bir test basamağında kaç optotip'in bulunacağına ait yaklaşım da değişmiştir. Eski eşellerde yukarıdan aşağıya doğru artan sayıda optotip bulunurken modern tipte görme eşellerinde her basamakta aynı sayıda olmak üzere, 5 ya da 10 optotip bulunmakta ve bu optotipler de eşit okunma zorluğuna sahip kombinasyonlardan oluşmaktadır.

Bunun dışında, görme eşelleri, optotip büyüklüklerindeki değişim oranının aritmetik veya geometrik oluşuna göre de sınıflandırılırlar. Ülkemizde de en sık kullanılan eşel aritmetik dizilimi esas alan ondalık sisteme ait eşellerdir. Geometrik dizilimi esas alan modern eşeller Bailey-Lovie, ETDRS, PERK eşelleridir.

Görme keskinliği değerlerinin standartizasyonu minimum rezolüsyon açısının (MAR) logaritmik değerinin (LogMAR) kullanılması ile sağlanır. Bu parametre, test mesafesinden ve test basamakları arasındaki farklılıktan etkilenmez. Modern eşellerde (Bailey-Lovie, ETDRS, PERK) bir sıradan diğerine geçişte de görme keskinliğindeki değişim eşit logaritmik basamaklar (1 basamak = 0,1 LogMAR ünite) şeklindedir.

Uluslararası standartlara göre görme keskinliğinin belirtilmesinde kullanılan "1 standart Snellen sırası" değişim, görme açısının yaklaşık 1,26 kat, yani 0,1 LogMAR ünite değişmesi demektir. Ancak aritmetik dizilimi esas alan ondalık sisteme ait eşellerde test sıraları birbirlerinin katı değil, "normal görme düzeyi" olarak kabul edilen 1 dakikalık görme açısına olan oranlarının, 1/10'luk dilimleri halinde düzenlenmesi ile oluşturulmuşlardır. İşte bu nedenle, aritmetik dizilim gösteren ondalık sisteme ait eşeller ile geometrik dizilim gösteren modern eşellerde, sıra aralıkları birbirine denk değildir. Bu farklılık özellikle düşük görme keskinliği düzeylerinde giderek daha da belirginleşmektedir. Örneğin ondalık sistemde 1 sıra fark gibi görünen 0,1'den 0,2'ye değişim modern eşeller için görme keskinliğinde 3 sıralık fark anlamına gelmekteyken (*), 5 sıralık bir fark gibi görünen 0,5'dan 1,0'a değişim ise yine 3 sıralık fark anlamına gelmektedir.

valid xhtml 1.0valid css
Tasarım ve Programlama: interAnaliz internet çözümleri
banner
Antalya Web Tasarımı
Türkçe English