logo

Optik Makina

Görme Yolları Görme Alanı

Gözün en iç tabakası olan retinadaki tüm sinir lifleri optik disk (papilla) adı verilen noktada toplanarak optik sinir'i oluşturur. İki gözden gelen optik sinirler kiyazma adı verilen bölgede birleşirler. Burada gözün nazal (iç-burun) tarafından gelen lifler çaprazlaşarak karşı tarafa geçerken, temporal (dış-kulak) tarafından gelen lifler aynı tarafta yoluna devam eder.

Daha sonra bir gözden gelen temporal liflerle diğer gözden gelen nazal lifler bir araya gelerek optik traktüs ismini alırlar. Optik traktüsteki lifler, korpus genikülatum laterale ismi verilen bir merkezde sonlanırlar. Korpus genikülatum laterale'den başlayan yeni sinir lifleri ise optik radyasyon adı verilen yol ile beyindeki görme merkezine ulaşırlar.

Sinir liflerinin gözden getirdikleri uyarılar görme merkezinde değerlendirilerek anlamlandırılırlar. Böylece görme olayı gerçekleşmiş olur.

Görme Alanı

Gözlerden herhangi birisinin sabit bir noktaya bakarken görebildiği sahanın tümüne "Görme Alanı" adı verilir. Görme alanını ölçen cihazlara perimetre, ölçüm işlemine perimetri denilmektedir. Görme alanımız iç kısımda burun, altta elmacık kemiği, üstte kaş ve alın kemikleri tarafından bir miktar kısıtlanır.

Normal bir gözde görme alanının genişliği burun tarafında (nazalde) 60º, altta 70º, üstte 50º ve kulak tarafında (temporalde) 90º'dir. Gözün dış yanında herhangi bir engelleyici yapı bulunmaması nedeniyle, görme alanımızın en geniş tarafı kulaklarımızın bulunduğu yan taraf olmaktadır.

Görme alanının merkezinden yaklaşık 15º uzakta, temporal tarafta (kulak tarafında), yaklaşık 5º çaplı bir koyu renkli (görülemeyen) alan izlenmektedir. Bu alan, görme sinirinin başlangıç kısmı olan optik disk'e denk gelmekte olup, fizyolojik (doğal) kör nokta adını almaktadır.

Görme Alanı Muayene Yöntemleri

  • Kart Testleri:

Hastanın özel olarak hazırlanmış kartların merkezi noktasına bakarken merkez çevresindeki noktalara ait yorumları değerlendirilir. Bu tür testlerin en bilinen ve kullanışlı örneği Amsler Kartı'dır. Amsler Kartı, kenar uzunluğu 10 cm olan ve 5'er milimetre kenar uzunluklu karelere bölünmüş kare desenli bir kart olup, merkezi noktasında, hastanın bakmasını istediğimiz "fiksasyon noktası" bulunmaktadır.

Yaklaşık 33 cm'den karta bakan hastanın, çizgilerden herhangi birinde eğrilme, şekil bozukluğu, bulanıklık veya hiç görünmeme gibi bir durum farkederse bildirmesi istenir. Ortaya çıkabilecek sorunlar retinadaki bir bozukluğun göstergesi olacaktır.

  • Konfrantasyon:

Belirli bir mesafeden hasta ile testi uygulayan kişi karşılıklı oturur. Karşılıklı gelen gözler (örneğin hastanın sağ gözü, testi yapan kişinin sol gözü) kapatılıp, açık kalan gözlerle biribirlerinin gözlerine bakarken, çevreden görme sahasına doğru yaklaşan bir cismin farkedilebildiği açı araştırılır.

Bu testte, testi yapan kişi, kendisinin görme alanının normal olduğunu kabul eder ve testin uygulandığı kişinin görme alanının, kendisininkinden ne derece dar olduğunu bulmaya çalışır.

  • Perde Testleri:

Muayene edilecek kişi düz bir perdenin karşısında yaklaşık 1 metre uzaklıkta bir noktaya oturtulur. Gözlerden biri kapatılıp açık kalan göz merkezde bir noktaya baktırılırken perdede değişik büyüklükte ve şiddette ışık gezdirilerek kişinin ışığı gördüğü veya göremediği noktaları belirtmesi istenir.

  • Perimetri Cihazları:

Test zemini yarım küre şeklinde olup, göze 33-34 cm uzaklıkta bulunur. Değişen noktalarda ve bazen de değişen şiddetlerde ışıklı uyaranlar ile görme alanını test edilir. Işık uyaranının değişik şiddetlerine bakılarak, görme alanının tamamen veya kısmen kaybedildiği durumlar ayırt edilebilir.

Görme alanında görülemeyen bölgelere "skotom" denir. Kişi skotom alanında, en şiddetli ve en iri ışık uyaranını dahi farkedemiyorsa buna "Absolu Skotom", ışık uyaranının şiddeti artırıldığında farkedebiliyorsa "Rölatif Skotom" denir.

Görme Alanı Defektleri (Kayıpları)

Görme yollarında meydana gelen çeşitli sorunlarda değişik tipte görme alanı defektleri ortaya çıkar. Şekil 4.5'i inceleyecek olursak; sağ optik sinirde meydana gelen bir rahatsızlık durumunda sağ göz görmesi tümüyle kaybolarak 1 nolu görme alanı defekti ortaya çıkarken sol göz görmesi normal olacaktır.

Sağ optik traktüs lezyonunda ise hasta sağ gözünün dış, sol gözünün iç retina lifleri etkileneceğinden sağ gözüyle görme alanının iç, sol gözüyle de dış kısmını göremeyecektir. Bu durumda 3 nolu görme alanı defekti ortaya çıkar. Görme yolarının etkilendiği hastalıklarda hasta görme azalması, görme kaybı şikayetlerinde bulunabilir. Bu tip durumlarda, gözün diğer bölümlerinin hastalıklarından kaynaklanan görme kaybı durumlarında da olduğu gibi refraktif düzeltme yöntemlerinin hiçbir faydası yoktur.

valid xhtml 1.0valid css
Tasarım ve Programlama: interAnaliz internet çözümleri
banner
Antalya Web Tasarımı
Türkçe English